İstanbul Sahipsiz Değil

Kentimizin yeni siluetini sevelim

Sample image

Cem Erciyes / Radikal / 24 Eylül 2011, Cumartesi

Gökdelenleri kentin dışına yaptırmak onların varlık sebebine aykırı olduğu için yeni siluete alışsak iyi ederiz
En az beş, on yıllık mevzudur. Vapurla bir yakadan diğerine geçerken şöyle ciğerlere Boğaz havası çekip bir yanda da hayran hayran ‘güzel İstanbulu’ seyretmeye koyulduğunuzda, gökdelenler gözünüze batıverir. Ne de olsa yüz senelik manzarada, alışılmadık bir değişiklik söz konusudur ve ister istemez yadırgarsınız. Sonra meşrebinize göre ya ‘İstanbul’u mahvettiler’ diye söylenirsiniz, ya da bu durumu terakki addedip gözünüzü alıştırmaya bakarsınız.


* * *

Beşiktaş Plaza, Maslak’ın gökdelenleri filan derken Bomonti ve Zeytinburnu’nun kuleleri de İstanbul’un siluetinde yerini aldı. Arkası da gelecek. Şehrin çeperindeki güvenli sitelerin modası geçiyor, trafik belası, onca paraya oralarda bir hayat kuranları canından bezdirmiş vaziyette. Hem kent merkezi de artık eskisinden çok daha cazip, dünyanın gözü üzerimizde, herkes olayın merkezine yakın olmak istiyor haklı olarak. Dolayısıyla muhtelif boş arsalar bulunuyor ve üzerlerine yeni gökdelenler yapılıyor.


* * *

Gökdelenin ‘çağımızın mimarisi’ olduğunu söylemek zor, epey tartışma götürecek bir sav. Sonuçta İstanbul’un kentsel gelişiminde ihtiyaca karşılık verdiği için bu yapılar hayatımıza girmiş durumda. Onları kentin dışına itmek de çok daha alçak yapılmalarını beklemek de boşuna.


* * *

Geçen hafta Radikal haber yaptı, ‘Siluete gökdelen girdi’ diye. Daha önce de Zaman’da Ali Çolak, köşesinde yazmıştı. Derken Belediye Başkanı Kadir Topbaş açıklama yaptı, “Bu tür yapılaşma önlenecektir” diye. Hayır önlenemeyecektir. Yerel yönetim bu tür yapılaşmanın yanlış olduğunu gerçekten düşünse, siluete giren inşaatları durdurur hatta kararlılığını göstermek için ‘yıktırır’. Heralde ‘milli servet’ sayıldığından olsa gerek, böyle sert tedbirler alındığını hiç görmedim. Bugüne kadar Park Otel dışında inşaatı durdurulup yıkılan başka bir gökdelen de duymadım.

* * *

Nihayetinde, önceliğini ekonomik gelişmeden yana koyan, kentin merkezindeki değer artışını çok önemseyen bir anlayış, tarihsel doku için ne kadar üzülse de bağrına taş basacaktır. Gökdelenleri kentin dışına yaptırmak onların varlık sebebine aykırı olduğu için biz kendimizi yeni siluete alıştırsak, hatta onu sevsek, şiirler filan yazıp normalleştirsek iyi olur gibi geliyor.

http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazar&ArticleID=1064254&Yazar=CEM%20ERC%DDYES&Date=25.09.2011&CategoryID=113
Bu e-posta adresi spam robotlarından korunuyor. Görebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Bu site sivil inisiyatifle kurulmuştur. Herhangi bir tüzel kişiliği yoktur.
Gökdelenler yıkılana kadar yayında kalacaktır.

platforma destek öneri ve irtibat için
ePosta: Bu e-posta adresi spam robotlarından korunuyor. Görebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir.