İstanbul Sahipsiz Değil

Tarihi yarımada silueti, tarih olmasın…

Sample image

İstanbul’un simgelerinden sayılan minare ve kubbelerden müteşekkil siluet, bugünlerde üç gökdelenin tehdidi altındadır. Yedikule civarında yapımı devam eden binaların yüksekliği Sultanahmet Camii’nin minarelerini aşmış vaziyettedir. Şehrin farklı noktalarından endişe verici perspektifler veren bu durum, koruma ve şehircilik adına bir utanç abidesi olarak kent siluetine eklemlenmiştir.
İnşaatların sessiz sedasız bu …

İstanbul’un simgelerinden sayılan minare ve kubbelerden müteşekkil siluet, bugünlerde üç gökdelenin tehdidi altındadır. Yedikule civarında yapımı devam eden binaların yüksekliği Sultanahmet Camii’nin minarelerini aşmış vaziyettedir. Şehrin farklı noktalarından endişe verici perspektifler veren bu durum, koruma ve şehircilik adına bir utanç abidesi olarak kent siluetine eklemlenmiştir.

İnşaatların sessiz sedasız bu noktaya gelmesinde yetkililerin payı büyüktür. Süreç karşısında belediyelerin tutumu ise bir acziyet tablosudur. Büyükşehir Belediyesi ve Zeytinburnu Belediyesi topu birbirine atmakta, geçiştirici beyanatlarda bulunmaktadır. Yetki alanı tartışması, geriye dönük yaptırım uygulayamama, mevzuatta kat kamulaştırma olmaması gibi hususlar gündemde tutularak esas müdahale konusu gözden kaçırılmaktadır.

Belediye bürokratlarının, “Silüetin oluşması zaman alıyor, korunması da zaman alır” şeklindeki trajik beyanları ve bu durumun öngörülemeyeceğini iddia etmeleri, şehrin fiziksel gelişimini idare eden kadroların, vizyon ve liyâkatini gözler önüne sermektedir.
Olayın ayrı bir boyutu da bugüne kadar işleyen yasal süreçtir.Proje ve ruhsat safhasında, ilgili koruma kurulunun görüşü ve onayı aranmadan uygulama başlamış ve devam etmiştir.Yedikule’de, kara surlarının dibinde, tarihi yarımadanın eşiğinde bir bölgede, kurul onayı alınmadan yapılaşma olabiliyorsa, koruma alanlarının sınırlarının sorgulanması gerekmektedir.

Kars silüeti için, bir heykel etrafında koparılan fırtına, söz konusu Tarihi Yarımada olunca yerini sükuta bırakmıştır. Can siperane düşüncelerini savunan taraflardan, İstanbul konusunda bir adım gelmemiştir. Benzer kaygıların, İstanbul için cılız sesler şeklinde kalması hayret vericidir.

Gelinen noktanın, İstanbul’a ve İstanbullulara bir hakaret olduğu açıktır.

Hafızalardaki İstanbul’un hızla nostalji olduğu şu günlerde en somut birkaç değer dahi korunamamaktadır. Belde-i Tayyibe olarak bilinen şehrin dünyayı kıskandıran güzelliğine gereken ihtimamı gösterdiğini her fırsatta dile getiren sayın Başbakan, birçok şaire, yazara ve sanatçıya ilham kaynağı olan bu eşsiz kentin tüm güzelliklerine sahip çıkmalıdır.

Sonuç olarak:

İstanbul’un kalbi Tarihi yarımada, Tarihi Yarımada’nın simgesi minare ve kubbelerden müteşekkil silüettir ve bunu korumak hepimizin ortak görevidir. Gerekli müdahaleler yapılmazsa, bu ve bunun gibi projeler, meslektaşımız Kadir Topbaş’ın alnında kara bir leke olarak kalacaktır. Bütün yetkilileri, sivil toplum kuruluşlarını, ve halkımızı göreve davet ediyor, geçmişte Boğaziçi’nde yaşanan tahribatın Tarihi

Yarımada da yaşanmaması için herkesi duyarlı olmaya davet ediyoruz.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

BMD | Birleşmiş Mimarlar Derneği

21/09/2011

http://birlesmismimarlar.org/2011/09/21/tarihi-yarimada-silueti-tarih-olmasin%e2%80%a6/

Bu site sivil inisiyatifle kurulmuştur. Herhangi bir tüzel kişiliği yoktur.
Gökdelenler yıkılana kadar yayında kalacaktır.

platforma destek öneri ve irtibat için
ePosta: Bu e-posta adresi spam robotlarından korunuyor. Görebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir.